Muhammed Mehdi Akif (1928-2017)

0

Müslüman Kardeşler‘in kuruluş yılı olan 1928’de dünyaya gelen Muhammed Mehdi Akif, ilkokulu Mansura’da, ortaokul, lise ve üniversiteyi (hukuk ve beden fakültelerini) Kahire’de okudu. Üniversite yıllarında İhvan’ın çalışmalarında görev aldı ve daha sonra İhvan’ın öğrenci temsilciliği görevini yürüttü. Üniversiteden mezun olduktan sonra İhvan’ın uluslararası öğrenci sorumlusu oldu ve bu vesileyle Müslüman Kardeşler teşkilatlarının yurt dışında yaygınlaşmasına öncülük etmiştir. Gençliğinde Filistin ve Süveyş Kanalı savaşlarına katılarak, Yahudi ve İngilizlere karşı savaştı.

1954’teki Abdunnasır zulmünden M.Mehdi Akif de nasibini aldı ve idam cezası aldı. 20 yıl (1954-1974) zindan hayatı yaşadıktan sonra salıverildi. Hapishane arkadaşları arasında Hasan el-Hudeybi, Ömer Tilmisani ve Seyyid Kutup gibi İhvan’ın önemli liderleri olmuştur. Akif cezaevinden çıkar çıkmaz Müslüman Kardeşler teşkilatındaki çalışmalarına kaldığı yerden devam etti ve teşkilatın Dış İlişkiler Sorumlusu oldu. Çalışmalarından korkan Mısır rejimi onu Riyad’a sürgüne gönderdi. Sürgünde de çalışmalarını sürdüren Akif, İhvan davasının Mısır dışındaki ülkelerde yayılmasına önemli derecede katkıda bulundu.

1987-2009 yıllarında İhvan Rehberlik Bürosu üyeliği yapan Akif, 1987’de Kahire’nin Doğu bölgesinin İhvan listesinden milletvekili olarak meclise girdi. Memun el-Hudeybi’nin vefatından sonra 2004’te İhvan Rehberlik Konseyi Başkanlığına seçildi. Görev süresinin 2010’da dolmasından sonra tekrar aday olmadı. Daha sonraki hayatına lider olarak değil; dava eri olarak devam etti.

Hüsnü Mübarek döneminde 1996’da gözaltına alınarak “İhvan’ın Uluslararası Teşkilat Başkanı olmakla” suçlanan Akif, 3 yıl hapse mahkûm edildi. 2013’te adaylığına olumlu bakmamasına rağmen, Mursi Cumhurbaşkanı seçildikten sonra yapılan her türlü saldırıya ve darbeye karşı durarak Mursi’yi destekledi. Mursi, Bedii ve İhvan’ın diğer liderleri ile birlikte en başta tutuklananlardan oldu.

Akif, davetçi, teşkilatçı olduğu kadar entelektüel bir kişilikti. Ürdün Krallık Araştırmaları Merkezi’nin 2009’da yayımladığı raporunda, “İslam dünyasının en etkili 50 şahsiyetten 12’inci” olarak gösterildi.

Cezaevindeyken ilerlemiş yaşının vermiş olduğu hastalıklarla ve Pankreas kanseriyle mücadele etti. Zalim Sisi yönetimi onu tam teçhizatlı bir hastaneye sevk etmedi ve tedavi olmasını engelledi. 22 Eylül’de Cuma namazından sonra Yüce Allah’a yürüdü. Şehadeti münasebetiyle, başta, Müslüman Kardeşler Genel Mürşit vekili İbrahim Münir, Müslüman Kardeşler Genel Sekreteri Mahmut Hüseyin, Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf Karadavi, Dünya Müslüman Alimler Birliği Sekreteri Ali Muhyeddin Karadaği, HAMAS ve çok sayıda davetçi, düşünür ve İslami hareket taziye mesajı yayınladı. Başta Pakistan ve Türkiye olmak üzere dünyanın birçok yerinde gıyabi cenaze namazı kılındı.

Zalim yönetim, cenazesine eşi, kızı, torunu ve avukatı dışında kimsenin katılmasına izin vermedi ve ailenin izni olmadan cenazesini apar topal defnettirdi. Bu şekilde, Akif cemaatin kurucu lideri Hasan el-Benna’yla aynı kaderi yaşadı.

Sisi rejimi ilerlemiş yaşına ve ağır hastalığına rağmen onu tutuklattı. Çünkü Akif, çalkantılı ve zor günlerin adamı idi, onun dışarıda olması İhvan’ın toparlanması ve kopuşların önlenmesi demekti.

Sisi rejimi onun cenaze namazına bile izin vermedi, fakat dünyada milyonlarca Müslüman onun cenaze namazını kıldı. Yüce Allah’ın aziz kıldığını kimse zelil edemez.

Akif, 77 yılını (1940-2017) İhvan’da aktif çalışarak geçirdi. Şehadetine kadar haktan taviz vermedi.

İslam için çalışma, fedakârlık, sabır, katkı, örneklik, cesaret ve nice iyiliklerle dolu bir hayat yaşadı. İslam için şahitlik yaptı, Yüce Allah onu ödüllendirerek ona şehadeti nasip etti.

Akif’in izinden gidenlere diyeceğimiz şudur: Samimi iseniz, sizi ispata davet ediyoruz: Çalışmaya, direnmeye ve katkıda bulunmaya yani Akif gibi olmaya buyurunuz.

Yüce Allah’tan dileğimiz ona rahmeti ile muamelede bulunması, onu affetmesi, şehadetini Müslümanların uyanışına vesile kılması ve bize de İslam yolunda sabır ve sebatı nasip etmesidir.

Dr. Maruf Çelik
Davet ve Kardeşlik Vakfı Başkanı

Bir Yorum Yap